Ozgur yazilima bakis, GNOME, Turkiye’nin konumu ve GUADEC 2008 | Gorkem Cetin 
Bu muazzam sinerji içinde kendimize bir yer ayırmak istiyorsak daha çok ve nitelikli
projelere katılmalı ve salt Türkiye’de değil, dünya çapında bir oyuncu haline gelmeliyiz.
IBM’in 5 milyar dolar yatırdığı, bir kaç ay önce Brüksel’de yapılan FOSDEM’de (Özgür
yazılım geliştiricileri toplantısı) 4500 kişinin toplandığı, Nokia’nın cep telefonlarında
GNOME kütüphanelerini seçtiği, Brezilya’da 52 milyon öğrencinin KDE masaüstü ortamını
öğrendiği bir dünyada, GUADEC de ticari boyutu olan bir organizasyon. Dolayısıyla
VESTEL, Arçelik, Beko, Tefal gibi kurumlar nasıl kendi içlerinde Linux’u kullanıyorsa,
GUADEC’te de bunu anlatmalı, kurumsal başarılarının tüm izleyiciler tarafından bilinmesini
sağlamalıdır.
Özgür yazılıma bakış, GNOME, Türkiye’nin konumu ve GUADEC 2008
Görkem Çetin gorkem@gorkemcetin.com Özgür yazılım, Türkiye gözlüğünden baktığımız zaman hala alışkın olmadığımız, korktuğumuz bir kavram. Halbuki kökenleri 30 yıl öncesine kadar uzanıyor. Linux’un Türkiye’de tanınmya başladığı 1993’lü yıllardan bahsetsek bile 15 yıldan beri özgür yazılım ile haşır neşiriz. Richard Stallman, John Hall gibi devlerin defalarca geldiği, C++’ın yaratıcısı Bjarne Stroustrup’ın bizzat konuşma yaptığı ve öğrenci potansiyelinden çok hoşnut kaldığı bir ülkedeyiz. 2015 yılında 2 milyar dolarlık yazılım ihracatının hedeflendiği bir noktada, yazılımın Doğu Avrupa ve Akdeniz’deki merkez üssü olmaya çalıştığımız şu günlerde, genç nüfusun bilgisayarlaşmaya yönelik heyecanı da en tepedeyken, özgür yazılımı pas geçmek, görmezden gelmek bu dünyanın trenini kaçırmak anlamına geliyor.
GNOME, dünyada en çok kullanılan özgür yazılım masaüstü
Pek çoğumuz için özgür yazılım (veya, yerine göre, açık kaynak kodlu yazılım) oldukça yeni, farklı iş modellerinin gerçeklendiği, özellikle küçük-orta işletmelerin ihiyacı olan çözümleri hızlı bir şekilde sunan, arkasındaki desteğin önemli bir kısmını “camiadan” alan bir fenomen olarak tanınıyor. Öte yandan bu fenomen son 15 yıldır muazzam değişiklikler gösterdi. Linux, özgür yazılım, masaüstünde Linux, iş modelleri, Microsoft ile ilişkiler, kamuda Linux, dağıtık geliştirme, sunucularda Linux, kullanılabilirlik, GNU, açık kaynak kodu gibi kavramların her birisi, belirli dönemlerde diğerlerinden daha çok tartışıldı. Ancak son 10 yıldır güneşi hiç batmayan, bu dünyada herkes tarafından tanınan bir kaç uygulama, proje, masaüstü ortamı ve dağıtım var. Bunlardan birisi de GNOME. Tüm dünyada kullanılan özgür yazılım masaüstü ortamlarının %60’dan fazlası her sabah GNOME ile başlatılıyor. Şimdi Novell’de, Geliştirme Platformu’nun en tepesindeki Miguel de Icaza’nın başlattığı bu girişim, etrafında 2000’den fazla geliştiricinin bulunduğu muazzam bir ekosisteme dönmüş durumda. Aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 100’den fazla dili destekleyen GNOME, her çocuğa bir bilgisayar (OLPC), Nokia Internet Tablet ve halen 130.000’den fazla öğrencinin Linux kullandığı Extramadura eğitim projesinin temel çatısını oluşturuyor.
GNOME Türkiye, geliştiricileriyle bir bütün
9 yıllık geçmişi olan bir topluluk GNOME Türkiye. Kendine ait alan adını 2004 yılına almasına rağmen, o yıla kadar sürdürdüğü tüm etkinlikleri e-posta listeleri üzerinden yürüttü. Ekibin şimdiye kadar yaptığı en önemli çalışmalarından birisi GUADEC 2008. Bu organizasyon sayesinde özgür yazılım dünyasını temsilen 1000’den fazla geliştiricinin etkin katılımını bekliyoruz. “Etkin katılım”dan kastımız, her geliştiricinin üzerinde çalıştığı projeleri anlatması, sinerji sağlaması, farklı proje ortaklıkları kurması ve yeni yazılımlar geliştirmesi. Alınıp verilen bir kaç kartvizit, daha sonra küçük mesajlarla başlayan arkadaşlıklar bir kaç yıl sonra yerini çok sıkı dostluklara, iş ortaklıklarına ve yeni işbirliklerine bırakıyor.
Özgür yazılım iş modellerine yabancıyız
Özgür yazılımdan para kazanmak ne ayıp, ne de imkansız. Bugün, GNOME masaüstü ortamı ve kütüphanelerinin de dahil olduğu bu modelde 120 ayrı yöntemle para kazanmak mümkün. Kitap yazmaktan danışmanlık sunmaya, eğitim vermekten yazılım geliştirmeye kadar oldukça geniş, bir o kadar da “açık” bir alan var. Doğal olarak konunun dışında olanlardan gelen “Bu alanda nasıl çalışırım, bu firmaları nasıl bulurum?” sorusuna en iyi yanıtlardan birisini de Pardus projesi veriyor. Projenin hemen hemen tüm elemanları, e-posta listelerine yazdıkları çözümlerden, diğer geliştiricilerin sorularına verdikleri yanıtlardan tanınıp, projeye davet edilen isimlerden oluşuyor. Bu elemanların bir diğer özelliği de internet üzerinde en az bir projeye zamanlarının küçük bir kısmını ayırıp geliştirici olarak katılmış olmaları. Yeni bir işe atılmak isteyenlere en önemli tavsiyem şu: Fikirleriniz, yeteri kadar potansiyel kullanıcısı olan, üzerine servis konabilen, inovasyona açık, ses getirecek bir noktada ise, hiç zaman kaybetmeyin ve bunları kamuya maledin. Göreceksiniz ki Sourceforge, Freshmeat, Java.net gibi ortamlarda geliştirdiğiniz, her gün bir kaç saatinizi ayırdığınız, dökümantasyonunu yaptığınız projeniz bir anda pek çok geliştiricinin dikkatini çekmiş, üzerinde çalıştıkları bir platform haline gelmiş. İşte GUADEC 2008, bu girişimleriniz için en önemli fırsatlardan birisini sunuyor.
GUADEC 2008
2001 yılının Aralık ayında IEEE ODTÜ tarafından ODTÜ’de düzenlediğimiz ilk Serbest Yazılım Etkinlikleri ve arkasından Linux Kullanıcıları Derneği’nin periyodik olarak organizasyonunu gerçekleştirdiği Linux Şenlikleri ve Konferansı’ndan sonra, GUADEC 2008, Türkiye’nin ev sahipliğini yaptığı en önemli uluslararası konferans. Şimdiye kadar bu çapta bir özgür yazılım organizasyonunu Türkiye olarak henüz yapmadık. Bu nedenle konferansa aktif katkı verecek, yaz aylarında zamanını değerlendirecek, bu arada hem Türkiye’den, hem de dünyadan alanında uzman özgür yazılım geliştiricileri ile tanışacak ekip arkadaşlarına ihtiyacımız var. Katkıcılarımız Türkiye’nin her yerinden olabilir, hatta sanal destek bile verebilir. Afiş asmaktan duyuru yapmaya, etkinlik sırasında yazıcı çıktısı almaktan bir oturum yönetmeye, web sayfasını güncellemekten tasarım yapmaya kadar hemen her konuda yardım taleplerine açığız. GUADEC’te sadece son kullanıcı ve geliştiricileri değil, Türkiye’deki endüstriyel firmaları, küçük ve orta ölçekli işletmeleri, yerli ve yabancı oluşumları da görmek istiyoruz.
Ne yapmalıyız?
Bu muazzam sinerji içinde kendimize bir yer ayırmak istiyorsak daha çok ve nitelikli projelere katılmalı ve salt Türkiye’de değil, dünya çapında bir oyuncu haline gelmeliyiz. IBM’in 5 milyar dolar yatırdığı, bir kaç ay önce Brüksel’de yapılan FOSDEM’de (Özgür yazılım geliştiricileri toplantısı) 4500 kişinin toplandığı, Nokia’nın cep telefonlarında GNOME kütüphanelerini seçtiği, Brezilya’da 52 milyon öğrencinin KDE masaüstü ortamını öğrendiği bir dünyada, GUADEC de ticari boyutu olan bir organizasyon. Dolayısıyla VESTEL, Arçelik, Beko, Tefal gibi kurumlar nasıl kendi içlerinde Linux’u kullanıyorsa, GUADEC’te de bunu anlatmalı, kurumsal başarılarının tüm izleyiciler tarafından bilinmesini sağlamalıdır.